Üniversite Hastanelerinde Sözleşmeli Olarak İstihdam Edilen Hemşirelerin, Kpss Puanı İle Yeniden Aynı Unvanda Sağlık Bakanlığı Hastanelerine Atanmada Yaşanan Sorun İle İlgili Hukuki Değerlendirme

Üniversite hastanelerinde sözleşmeli olarak istihdam edilen bazı hemşirelerin, kurumlarından istifa ederek KPSS’ye girmek koşuluyla yeniden aynı unvanda Sağlık Bakanlığı hastanelerine başvurduğu, ancak diğer kamu kurumundan istifa ederek ayrılmış olmaları gerekçe gösterilerek atamalarının yapılmadığı, 657 sayılı Yasa’nın 4/B maddesi uyarınca bir kamu kurumuna girebilmek için 1 yılı doldurmaları gerektiği söylenerek bekletildiklerine ilişkin görüş aşağıda yer almaktadır.

 

Bu durumun gerekçesi olarak gösterilen 657 sayılı Devlet memurları Kanunu’nun 4. Maddesi şu şekildedir:

 

B) Sözleşmeli personel:

Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir (Mülga ikinci paragraf: 4/4/2007 - 5620/4 md.).

Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarını değerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin; dava adedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp Müessesesi uzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi Konservatuvarı sanatçılarının; bu Kanu­na tâbi ka­mu ida­re­le­rin­de ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir (Ek paragraf: 4/4/2007 - 5620/4 md.). Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler,  pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Cumhurbaşkanınca belirlenir (Ek cümle: 25/6/2009 - 5917/47 md.). Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler.

Ayrıca Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın ‘Yeniden Hizmete Alınma’ başlıklı Ek 1. Maddesinin 3. Fıkrası da benzer bir sınırlama içermektedir (Ek: 22/11/2010-2010/1169):

Sözleşmeli personelin, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmesinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içinde sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmeli personel pozisyonlarında yeniden istihdam edilemez.

Sözleşmesini;

a) Kısmi zamanlı veya proje süresi ile sınırlı çalışanlardan,

b) Ek 4 üncü madde çerçevesinde unvan değişikliği yapanlardan,

c) Eş veya sağlık durumu nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunmakla beraber; geçiş yapacağı hizmet birimi bulunmaması, birim bulunmakla beraber o birimde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunmaması veya en az bir yıllık fiili çalışma şartını karşılayamaması nedenlerinden herhangi birine bağlı olarak, Ek 3 üncü maddenin (b) veya (c) bendi hükmü kendilerine uygulanamayanlardan tek taraflı feshedenler,  bir yıllık süre şartına tabi tutulmadan yeniden istihdam edilebilirler.

Bu hükümlerin konuluş amacının, sık personel değişikliğinin sunulan sağlık hizmetini aksatmaması ve sık kurumu değiştirmelerin önüne geçilmesi olduğu düşünülmektedir. Nitekim esasen bu hükmün uygulanmadığı ve Bakanlığın daha önce başka kurumlardan istifa ederek yeniden başka bir kurumda sözleşmeli personel kadrosuna girmek isteyenlere bu olanağı tanıdığı gelen maillerde ifade edilmiştir. 657 sayılı Yasa’daki bu hükmün Anayasa ile güvence altına alınan Çalışma hakkının özünü zedeler biçimde uygulanması kanımızca hukuka uygunluk taşımamaktadır. Ayrıca istifa eden hemşirelerin kendilerine uygun çalışma şartları sağlanmadığı, özlük haklarının iyileştirilmediği gibi son derece haklı nedenleri olabileceği malumdur.

Gönderilen maillerde kurumların istifa dilekçelerini onaylandığından bahisle iş akdinin sonlandırılmasının tek taraflı fesih niteliği taşımadığı ifade edilmektedir. Kamu görevlilerinin görevden çekilme esaslarını düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. Maddesinde ‘Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir… Çekilmek isteyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir.’ Hükmü yer almaktadır. Bu anlamda istifa edilen kurumların istifaları kabul ederek, ihtiyaç bildirmemesi göz önüne alındığında hemşire istifalarının bu kurumlardaki sağlık hizmeti sunumu açısından bir sıkıntıya neden olduğunu söylemek de olanaklı değildir. Kaldı ki geçmiş atama dönemlerinde aynı durumda olan hemşirelerin kamu kurumlarına yeniden sözleşmeli olarak alındıkları düşünüldüğünde bu çift taraflı uygulamanın Anayasa’nın 10. Maddesinde güvence altına alınan Eşitlik ilkesine de aykırılık taşıdığı düşünülmektedir.

Tüm bu açıklamalarımız çerçevesinde; Üniversite hastanelerinde sözleşmeli olarak istihdam edilirken istifa eden hemşirelerin yeniden kamu kurumlarına alınmamalarının hukuka uygunluk taşımadığı, bu yöndeki yasal sınırlamanın nitelikli sağlık hizmeti sunumunun devamlığını sağlamak üzere yorumlanması gerektiği kanısındayız.

Bu durumda olan üyelerinizin idareye başvuru yaparak işlemin geri alınmasını isteyebilecekleri, başvurunun reddi ya da 60 gün içinde yanıt verilmeyerek zımmen reddedilmiş sayılması halinde izleyen 60 gün içinde dava açabilmeleri mümkündür.